İstanbul Ofis: cetinbashukukburosu@gmail.com  0(212) 465 57 58

İzmir Ofis: cetinbas@cetinbashukuk.com  0(232) 335 1418

EYT DÜZENLEMESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ-2

EYT düzenlemesinin beraberinde getirdiği birçok konu karşısında, öncelikle şirketlerin emekli olan ve emeklilik için başvuru yapan çalışanlarını tekrar işe alma zarureti bulunmadığını, çalışanların da emekli olduktan sonra aynı şirkette çalışmaya zorlanamayacağını belirtmeliyim.

Emeklilik işlemleri tamamlandıktan sonra, taraflar isterler ise yeniden iş sözleşmesi yapabilirler ve bu çalışanlar böylece işverenleri ile yeniden bir iş ilişkisi kurmuş olurlar. Ancak bu iş sözleşmesi yeni bir sözleşme olduğu için ücret ve yan haklar yeniden belirlenebilir ve öncekinden farklı olabilir.

Yıllık izinler bakımından ise zaten sona eren iş sözleşmesi aşamasında buna ilişkin haklar ödendiği ya da kullandırıldığı için, emekli olduktan sonra yeni bir iş sözleşmesi ile işe başlayan emekli çalışanın yıllık izin süresi yeni işe başlamış bir personel gibi hesaplanacaktır.

Buna göre; tekrar aynı işverende çalışmaya başlayan EYT’lilerin yıllık izin süreleri, bir yılın dolması ile ilk defa bir işyerinde çalışmaya başlayanlardaki gibi 14 gün olarak uygulanacaktır. Ancak 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresinin 20 günden az olamayacağına da unutmayalım. Uygulamada, işverenlerin bu kapsamdaki çalışanlarına avans olarak tabir edilen bir sonraki seneden izin kullandıracağı ya da çalışan ile yapacakları anlaşma ile kullanılmayan izin sürelerini devredeceklerini düşünüyorum. Bununla birlikte başka bir hukuki görüşe göre de emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden kişilerin yıllık izin süreleri, emeklilik öncesi ve emeklilik sonrası çalışma süreleri birleştirilerek hesap edilebilir. Buradaki süreç Yargıtay kararları ile netleşecektir.

Hali hazırda birçok şirket de çalışanlarına seçebilmeleri için kıdem tazminatları ve izinleri konusunda çeşitli paketler hazırlayıp sunuyorlar. Bu paketlerin bir kısmında emekli aylığının alınmasının sağlanması ancak kıdem tazminatının emeklilikten sonraki sözleşmelerinin feshi ile ödenmesi mümkün kılınıyor.

Burada emeklilik sebebi ile işten ayrılıp emekli olan ve sonrasında aynı iş yerinde çalışmaya devam eden çalışanlar bakımından yeni yapılacak sözleşmelerde deneme süresinin konulamayacağını ifade etmeliyim. Zira bu kişiler zaten denenmiştir. 🙂

Şirketlerin bazı açılardan bu süreci lehlerine çevireceklerini, EYT kapsamında olan ve memnun olmadıkları çalışanlarını da bu yol ile ayıklayacaklarını da söylemeliyim.

Bir önceki yazımda, görüştüğüm veya danışan işverenlerin bu süreçte yetişmiş ve nitelikli çalışanları kaybetmek istemediklerinden ve emekli olup ayrılanların yerine aynı nitelikte çalışan bulamayacaklarına dair endişeli olduklarından bahsetmiştim. İşte bu noktada kanaatimce, işverenler, mevcut yapıları kapsamında yeni pozisyonlar için çalışanları yetiştirip yetiştiremediklerini, buna göre eğitim içerikleri hazırlayıp hazırlayamadıklarını, yöneticiler ile bu yöneticilere bağlı çalışanların arasında usta-çırak ilişkisi sağlayıp sağlayamadıklarını, çalışan memnuniyetinin olup olmadığını, meslek örgütleri ile üniversiteler ya da diğer çevreler ile mümkün olan işbirliklerini yapıp yapmadıklarını, çalışanların şirkete bağlılıklarının sağlanması için doğru yöntemleri kullanıp kullanmadıklarını ve ücretlendirme politikalarını anlamalı ve süreci bu bakımdan da  eksiklerini gözden geçirmek adına değerlendirmelidirler.

EYT sürecinden en olumsuz etkilenecek olanlar ise daha önceki yazımda da belirttiğim üzere, küçük ölçekli ve kıdem tazminatları için hazırlıksız olan şirketlerdir. Bu şirketlerin neredeyse tamamı kıdem tazminatı olarak ayırmaları beklenen karşılığı ya ayıramamış ya da başkaca sebeplerle harcamış ve EYT’li olan çalışanların işçilik alacaklarını da içinde bulundukları şartlar sebebi ile ödeyemeyecek durumda olan şirketlerdir.  Bu kapsamdaki birçok şirketin kıdem tazminatlarını ve çalışanların diğer haklarını ödemeden kapanacağını ve yasal boşlukların da sebebi ile çalışanların mağdur edileceğini üzülerek göreceğiz.

Her gün birçok şirket kurulurken, özellikle küçük ölçekli şirketlerin iş hayatında istenilen oranda barınamamalarının sebeplerini de değerlendirmek ve üretimi arttırmak üzere kolektif büyümenin nasıl sağlanacağına dair çözümlerimizi iş dünyası, devletin yetkili organları, yerel yönetimler ve toplumun her kesimi ile bir an önce hayata geçirmeliyiz.

Teşviklerin arttırılması, kıdem tazminatlarının işvereni de işçiyi de zora sokmayacak şekilde güvence altına alınması için tüm meslek örgütleri ve işçi ile işveren sendikaları tarafından hızlıca gerekli çalışmalara, en azından bundan sonraki süreç için, başlanmalıdır. Sigorta dünyası bakımından da kıdem tazminatına ve işverenlere yönelik sigorta paketleri oluşturulmalıdır.

Toplam iki yazımda da belirttiğim üzere bu EYT düzenlemesi küçük ya da büyük tüm işletmeleri etkileyecek olup iş hayatına yeni bir bakış açısı getirecektir. Siz de bu süreci nasıl yönettiğinizi kısaca belirtirseniz bu hepimiz için büyük bir katkı olur. Süreci hep birlikte takip edeceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EYT DÜZENLEMESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ-2
Başa dön